“Füze Gücümüz Öyle Bir Noktaya Ulaştı ki Düşman Asla Saldıramaz”

İran Genel Kurmay Başkanı Tümgeneral Muhamed Bakıri dün sabah Devrim Muhafızları füze programı kurucularından Hasan Tahrani Mukaddem’in ölümünün beşinci yılı münasebetiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada şu açıklamalarda bulundu:

“Geçtiğimiz yıllarda İran Suriye’nin Halep kentinde füze sanayisi kurarak füze üretti. Bu füzeler Siyonist rejimle yapılan 33 günlük savaşta kullanıldı.  Mukaddes Savunma Dönemi’nde füze gücü bakımından düşmanlarımızla aramızda eşitlik yoktu. Şehit Tahrani Mukaddem bu büyük bir hizmette bulundu. Suriye ve Libya’dan ülkeye çok az sayıda füze gelmesi ve onların işbirliğini bitirdiklerini ilan etmeleri üzerine, Şehit Tahrani Mukaddem ve yardımcıları Allah’ın yardımı ve tüm güçleriyle bu füzelerin ve diğer malzemelerin nasıl kullanılacağını çözdüler ve bunları kullandılar. Bu füzelerin hepsi de hedefe tam isabet etti. Biz füze alanında büyük gruplara sahiptik. Füze ve yakıt vermeyeceklerini ilan eden tüm ülkeler, “Bizim depolarımızda Rus güvenlik görevlileri bulunmaktadır ve füze veremeyiz” diyen Suriyeliler gibi ve yine Libya gibi ülkeler nereyi vurmalı, nereyi vurmamalı demeye başladılar.

Ancak aynı Suriye öyle bir duruma geldi ki, geçtiğimiz yıllarda İran İslam Cumhuriyeti Halep’te Suriye için füze sanayisi kurdu ve bu sanayi alanında füze üretti. Bu füzeler İsrail’e karşı yapılan 33 günlük savaşta kullanıldı. Şehit Tahrani Mukaddem şu açıklamada bulunmuştu: “Nasıl Siyonistler gibi elsiz kolsuz bir grup, İran’ı savaşla tehdit edeceğini ve buna karşın bizim de yeterli füzeye sahip olmayacağımızı düşünür?”

Mukaddem o kadar çabaladı ki sonunda Şehab 3 füzesini üretti. Füze yakıtı konusu dünyada önde gelen konularındandır ve herkesin elinde bulunmamaktadır. Ancak Şehit Tahrani Mukaddem ve yardımcıları füze yakıtı konusunu çözmek için çalıştılar. Bizim füze gücümüz öyle bir noktaya ulaştı ki düşman artık saldırı kararı alamaz. Bu aptal düşmanların başında İsrail Başbakanı yer alıyor. Öyle ki defalarca İran’la savaşmaya kalkıştı. Ancak dostları böyle bir savaşın İsrail’in yararına olmayacağı için ona engel oldu. İran İslam Cumhuriyeti ile yapılacak böyle bir savaşın sonu belirsizdir. Çünkü böyle bir savaş düşman yenilgiyi kabul edinceye kadar devam edecektir.”

Tümgeneral Muhamed Bakıri sözlerinin devamında Amerika’nın yeni başkanının seçim döneminde yaptığı açıklamaya işaret ederek şunları söyledi: “Başkanlığı yeni kazanmış olan bu kişi kendisinden büyük laflar etmektedir. Biz ona şunu diyoruz; ‘Önce incelemelerde bulun, deniz kuvvetlerinden ve o günün komutanlarından gemideki askerlerin nelerle karşılaştıklarını sor bakalım.’

İran İslam Cumhuriyeti’ni Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda tehdit etmek şaka gibidir. Bizim denizdeki hakimiyetimiz havadan ve karadan Devrim Muhafızları Kudüs birlikleri tarafından sağlanmaktadır.

Halkımız belki şunu bilmiyor; geçen 5 yıl içinde ülkenin kuzeybatısında büyük işler başarıldı. Düşmanla çatışmalara girildi. Yenilmiş iki grup yıllar sonra tekrar saldırıya başladı ve hatta kayıplara sebep oldular. Buna rağmen hala siyasete yöneliyorlar. Ümit ederim yetkililerin bilinçli olmasıyla başarısız olurlar. İran komşularının hiçbir karış toprağına göz dikmeden İslam’ın ve kendisinin menfaatlerini korumaya çalışmakta ve dünyanın her yerinde teröristlere karşı güçsüzleri ve muhtaçları korumaktadır. Biz bununla iftihar ediyoruz.  Lübnan Hizbullah Hareketi’ne yapılan füze ve diğer yardımlar da bu amaçla yapıldı. Nitekim bugün Hizbullah’ın İsrail’i nasıl rezil ettiğini görüyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.